SÖZ MUAMMER GÜLER’DE!    24-12-2013


muammerguler.jpg

Oğlu Barış Güler’den dolayı olayların merkezindeki isim
İçişleri Bakanı Muammer Güler’i aradım.

İstifanızı verdiğinizi söylediniz. Başbakan Erdoğan ne dedi?
17 Aralık sabahı görevden affım, görevden azlim ve istifam dahil
her şeye hazır olduğumu söyledim. Başbakan da
‘Gereğini kendim yapacağım’ dedi.
Telefon konuşmasında Reza Zarrab’a
bir polis müdürünü görevden alacağınızı
söylediğiniz iddia ediliyor.
Olay şudur: Bir ilçe emniyet müdür yardımcısı, Reza Zarrab’ı
1 milyon dolar vermediği taktirde organizeden operasyon
yaptırmakla tehdit etmiş. Bana iletti.
Biz de soruşturma açtık. Sonra fark ettik ki bu soruşturma
bir şekilde tıkanmış! Reza Zarrab’ın İstanbul Emniyeti’ne
bizzat başvurusu da var, bu polis müdürü
tarafından tehdit edildiğini açıkça söylüyor.
Operasyonun kilit adamı olarak görülen Reza Zarrab’ı nasıl tanıdınız?
Oğlumun 2004-2008 arasında iş yaptığı bir akrabamız var.
Bu şahıs oğluma bir borç taktı! Battıklarını söyleyip senetler düzenlediler.
O senetleri de ödemediler. Sonra bu çocuk Reza Zarrab’ın
Çin’deki operasyonlarının başına geçmiş.
Oğlum da “Madem bunun yanında duruyor, para kazanıyor,
alacağımızı tahsil edebilir miyiz?” diye düşünerek Reza Zarrab’la tanışıyor.
Budur tanışıklığımız. 
Zarrab’ın sizden talepleri olmuş?
Kanunsuz tek bir olay yoktur. Her vatandaş için yapılacak işlerdir.
Örnek; kardeşi vatandaşlık için başvurmuş.
Araştırma yapılmış. MİT raporu, Emniyet raporu, idari tahkikatı olumlu...
Tehdit edilmiş. Doğru çıkmış. Koruma verilmiş.
Oğlunuz Barış Güler’in evinden çıkan paralar çok tartışılıyor?
Anlatayım... O paralar oğlumun Bahçeşehir’deki villasının
satışından elde edilen paradır. Bütün belgeleri de
mahkemede ibraz edilmiştir.
Peki, neden bu paraları bankada değil de evde tutuyor?
Satış sırasında bir ipotek sorunu doğmuş.
Dolayısıyla paranın bankaya konulması
halinde kaynağının gösterilmesi mümkün değil.
O nedenle 1 milyon 200 bin dolarlık ipoteğin çözülmesi için beklemişler.
Zarrab ile görüştünüz mü hiç?
Görüştüm. Bana ziyarete geldi. Hatta görüşeceğim zaman
Emniyet teşkilatından bu adamla ilgili bilgi istedim.
Bana yanlış bilgi verildi. “Yürüyen bir tahkikat var. Görüşmeyin” denebilirdi.
Bu ağır bir suçtur. Dahası dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’a
gönderdim bu adamı, “Tehdit ediliyor” diye...
İl Koruma Kurulu kararı ile resmi koruma verildi.
22 milyar dolar ihracat yapan birinden bahsediyoruz...
Baba olarak ne hissediyorsunuz?
Oğlumun bunu hak etmediğini düşünüyorum.
Benim oğlum dünyanın en temiz insanlarından biridir.
Bütün çevrem oğlumu bu haliyle tanır.
Oğlumla ilgili suçlamaların hiçbirinden delil bulunamadı.
Sadece ‘rüşvet aracılığı’ diye katalog bir suçtan
o da tutuklamayı gerektirmediği halde tutuklama yapıldı.
Onun da kanuni unsurları eksiktir.
Medyada oluşturulan baskı nedeniyle böyle bir karar verildi.