BİRAND’IN YOKLUĞU O KADAR BELLİ Kİ...    17-01-2014



50 yıllık meslek hayatının son bültenini
her zamanki gibi kapatmıştı:
“Yarın kimselere randevu
vermeyin de ana haberde
yine birlikte olalım.”
Çünkü haberciler veda etmezdi,
“Yarın görüşürüz” derdi.
Öyle öğrenmişti ustalarından
ve öyle öğretmişti öğrencilerine...

Ölüm umudun bittiği yerde başlardı onun için...
Hiçbir zaman umudunu kaybetmemişti o yüzden!
İşini kaybetti, arkadaşlarını kaybetti
ama umudunu asla kaybetmedi.
Ne adı ‘kara listelere’ girdiğinde
ne de kanser denen illete yakalandığında...

Bir adam düşünün ki, ölüm döşeğinde yazdığı
son köşe yazısında umut saçıyordu.
30 yıldır süren ve kimilerine göre
30 yıl daha sürecek olan bir kardeş kavgasına dair,
“Bu savaş artık bitiyor” diye yazmıştı.

1 yıl önce bugün kaybettik Mehmet Ali Birand’ı...
Nasihati hala kulağımdadır:
“İleriyi göremediğinde dön geriye bak oğluş.”
Şöyle geriye dönüp bir baktım...
1 yıl önce bugün ne yazmışım?
“Birand gitti... Yok artık.
Ne bir benzeri var
ne de yakınından geçeni...
Dolayısıyla bundan böyle
kime istiyorsanız randevu
verebilirsiniz artık.”

Nasıl da denk düştü bugünün Türkiye’sine...
Gazeteler, televizyonlar
“Top bir o kalede, bir bu kalede...”
çekişmeli bir maç seyrettiriyorken size...
“Asıl oyun sizin sahanızda oynanıyor
ve sonunda golü yiyen siz olacaksınız”
diyen bir Birand’ın eksikliğini nasıl
hissettiğimizin farkında mısınız?

Seni çok özlüyoruz Mehmet Ali Ağabey...
Hem özlüyor hem de arıyoruz...
Her gün bir öncekinden daha fazla!