SULH NE ZAMAN?    31-01-2014


Şu sıralar herkes birbirine soruyor:
Cemaat ve AK Parti ne zaman barışır?

Meşhur bir hikaye vardır, bilirsiniz...

Vakti zamanında oğluyla yaşayan fakir bir adamcağız varmış.
Evlerinin avlusunda bir delik varmış.
Bu delikte bir yılan yaşarmış.
Adam her sabah kalkar delikte hayatını sürdüren
yılana bir kapla deliğin önüne süt koyarmış.
Yılan da sabahları kendisi için getirilen bu kaptan sütünü içer,
kaptaki süt boşalınca, boş kabın içine bir altın koyarmış.
Adamcağız ile yılan arasında karşılıklı bir dostluk başlamış.
Fakat bir gün adam hastalanıp, yatağa düşmüş.
Oğlunu çağırmış; “Oğlum bizim avluda yaşayan bir yılan var.
Onun 
deliğine ben her gün bir kapta süt bırakıyorum.
O da bize dünyalık 
olarak her gün bir altın bırakıyor.
Bu görevi sana veriyorum” demiş.
1-2 gün babasının söylediğini harfiyen
yerine getiren oğul bir gün dayanamamış:
“Demek ki bu yılanın yerin altında bir hazinesi var.
İyisi mi ben bu yılanı 
öldüreyim.
Sonra delikten kazarak 
hazineye ulaşıp zengin olayım” demiş.
Yılan süt içmek için çıktığında kürekle vurmuş,
kuyruğunu koparmıştır.
Yılan da can havli ile adamın oğlunu sokarak öldürmüş.
Aradan bir süre geçmiş...
Adamcağız yine yılanın deliğinin başında almış soluğu,
“Yahu biz eskiden dosttuk.
Ben altından oldum, sen de sütten oldun.
Bunun ikimize de faydası yok.
Gel yine eskisi gibi olalım...” demiş.
Yılan cevap vermiş: “Haklısın...
Böyle giderse sen parasızlıktan ben de açlıktan öleceğim...
Ben de çok 
isterim eskisi gibi olmayı lakin
sende 
evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı varken
biz artık eskisi gibi olamayız!”

‘Sulh’ mümkün mü bilmem ama
‘eskisi gibi’ olmak derseniz bu saatten sonra zor...

Günlerdir yazıyorum...
İş o ki faiz, dolar, borsa, enflasyon, zam...
derken bu kavganın bedelini ay sonunu zor getiren vatandaş ödemesin!
O yüzden “Ne gelir elden insan olmaktan başka...”
diyerek her iki tarafa da bir hatırlatma yapalım:
“Eski hukuktaki göze göz prensibi
herkesin kör kalmasından 
başka bir işe yaramadı.”