BUGÜN YAŞANANLAR KİMİN SUÇU?    01-02-2014


Ne faiz lobisiymiş arkadaş...
“Gezi’de, poliste, yargıda bitirdik...” derken
şimdi de Merkez Bankası’ndan çıktı!
Doları 2,30’dan 2,20’ye indirmek için 3 milyar dolar harcayan,
piyasada olup biteni anlaması 2 ay süren ve bu sürede
10 milyar dolarlık rezerv eritti.

Faiz kararına gelince...
Dış politikada filizlenip ardından devletin her kademesini saran
meşhur Neo Osmanlıcı hareketin bir yansıması olsa gerek...
Çünkü faizleri bir gecede iki kat birden artırmak piyasaya müdahale değil
bildiğin ‘Osmanlı Tokadı’ atmaktır.
Anlamakta güçlük çekiyorum: 10 yıl artırmadığı faizi
11’nci yıl bir nefeste artıran Merkez Bankası mı
piyasaları hizaya getirdi, piyasalar mı Merkez Bankası’nı?

“Ne dövizle ne faizle işim yok. Bana bir şey olmaz”
diyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. 
Milliyet’ten Güngör Uras Hoca anlatmış:
“Para ödeyerek satın aldığınız her şeyin içinde döviz de var faiz de...
Bazılarında çok var, bazılarında az var.
Tüpgazda var, doğalgazda var. Elektrikte var... Ekmekte var. Maydanozda var...
Maydanozda olur mu? 
Olur. Maydanozu üreten çiftçi gübre kullanıyor, mazot kullanıyor.
Maydanoz pazara kamyonla taşınıyor.
Bunlar için döviz ödeniyor. Çiftçinin borcu var, faiz ödüyor.
Kamyoncunun kullandığı kamyonu üretenlerin döviz yükü, faiz yükü var.
Kamyoncunun borcu var. Bütün bunlar sonuçta maydanoz fiyatına, döviz yükü,
faiz yükü olarak binince, maydanozun fiyatı yükselecek.
Ne var ki tüketici kredisi kullananlar, ihtiyaç kredisi, konut,
taşıt kredisi için borçlananlar, kredi kartı borçluları
artan faiz yükünü kimseye yıkamazlar.
Faiz yükünün tamamı tüketim kredisi kullananların sırtında kalır.
Döviz ve faiz yükü ilk aşamada fiyatlara zam yapana kadar yatırımcıyı, üreticiyi üzer.
Zam yaptıktan sonra ise tüketiciyi...
Şubat ve martta fiyatlar yüzde 10-12 arası artacak ama tüketiciyi esas
seçim sonuna ertelenen gaz ve elektrik zamları üzecek...”

Sonuç?
17 Aralık’tan beri “Yapmayın, etmeyin...
Bu boğuşmanın faturası vatandaşa çıkacak” 
diye kendimizi paralıyoruz.
Buyurun size ilk fatura!

Suçlu kim mi?
Bizde adettir: Başımıza gelen olumsuzluklar hep bizden bağımsız,
bizim dışımızda gelişir. Sebebini hep ‘dışarda’ ararız... Bizim hiç suçumuz yoktur.
Bugün olduğu gibi! 
Oysa sormak lazım, 58 bin ihracatçıya karşı 58 milyon ithalatçının
bulunduğu bu ülkede paranın bol olduğu dönemleri varını yoğunu AVM’ lere,
akıllı cep telefonlarına akıtanların hiç mi suçu yok?
Ne güzel söylemiş Nazım:
‘Kabahat senin’ demeye dilim varmıyor ama
kabahatin çoğu sende canım kardeşim!