SEÇİM ANKETLERİ NEDEN HEDEFTE?    09-02-2014


Kaset savaşlarının son dönemdeki iki hedefi olduğunu ve bunlardan ilki
Öcalan’ın kitlesi üzerinde etkisizleştirilmesinin neden önemli olduğunu dün yazmıştım.

Bugün ise ikinci hedefi yazıyorum:
Seçim anketleri.

Türkiye gibi fikri saniyeler içinde dramatik şekilde
değişebilen insanların yaşadığı bir ülkede aylar öncesinde
seçim anketi yapmanın ‘anlamsızlığını’ defalarca yazdım.
Bu ayrı bir konu...
Ancak son dönemde kasetler aracılığıyla başlatılan ‘anket itibarsızlaştırma’
operasyonun maksadı ise çok başka...

Önümüzde çok ciddi bir risk var:
Seçim sonuçları manipüle edilebilir. 

İstihbarat birimlerinin elindeki bilgiyi aynen aktaralım:
Aylardır siyasi, sosyal ve ekonomik alanda Türkiye’ye yönelik
devam eden operasyonda son adım yerel seçim sonuçlarını manipüle etmek olacak. 
Bu ‘altın vuruş’ gerçekleşirse seçimin ertesi gün sabah ortaya çıkacak tablo
bugün kamuoyu anketlerinde gördüğümüzden çok farklı olacak.
Tam da bu noktada kamuoyunda oluşacak tepkiyi azaltmak için
anketlerin ‘itibarsızlaştırılması’ çok önemli...

Peki bu nasıl yapılacak?
Seçim sonuçlarını manipüle etme yolları karmaşık ve teknik bir konu...
Ancak taktir edersiniz ki LYS’den KPSS’ye, SBS’den
polis okulu giriş sınavına kadar her türlü sınavın ‘manipüle’
edilebildiği bir ülkede zor olmasa gerek!

Açıkçası böyle bir tezgaha karşı tedbir almak kolay değil. 
Ama sadece sandık müşahitliği, siyasi parti temsilcilerinin sandık markajı ile olmaz...
YSK’nın ve devletin tüm yetkili kurumlarının 30 Mart’taki yerel seçimlere
tarafsızlığından emin olunan uluslararası gözlemci heyetleri davet etmeli...
Hem de edebildiği kadar!
Her seçimde ortalığa saçılan boş oy pusulalarından
çok daha vahim bir durumdan bahsediyoruz...

Daha da korkutucu olan şu ki, 
bu tezgahın maksadı sadece önümüzdeki
cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve genel seçimleri değil,
geçmişteki tüm seçim sonuçlarını da tartışılır hale getirmek.