‘GÜLMEK BİR HALK GÜLEBİLİYORSA GÜLMEKTİR’    13-03-2014




Bir millet sokaklara dökülmüş,
küçücük bir tabutun arkasından yürüyor.
Göz yaşı döküyor...
Koskoca bir ülke, hiç kimseyi beklemeden
kendiliğinden yas ilan edip, tutuyor.
Televizyonlar susmuş, eğlence durmuş,
siyasi partiler müziği kesmiş,
Başbakan Yardımcısı çıkmış “Yastayız” demiş.


Gel gör ki...
Ülkemin Başbakan’ı Siirt’te adeta festival düzenliyor!
Başbakan’ın tutmadığı yas, 
yastan da mı sayılmıyor artık?


Başbakan’ın arkasından  ağlaması,
üzülmesi için çocukların ille
Mısır’da mı katledilmeleri gerekiyor?


Yahu, yaşama saygınız yok, 
ölüme olsaydı bari!
Dirisine gelmediniz, ölüsünü terk ettiniz,
cenazesinde en azından
‘sessiz’ kalsaydınız bari!


“Gülmek bir halk gülebiliyorsa gülmektir.”
Her 2 kişiden birinin oyunu 
almış bir Başbakan’a yakışan,
ülkesinde milyonlarca insan ağlarken
parti mitingi düzenlemek değildir.


De ki ekmek almaya gitmiyordu...
De ki taş atıyordu...
Çocuk öldü ulan, öldü!


Vurulduğunda 14, 
öldüğünde 15 yaşındaydı!


Ötesi var mı?
De ki ‘terörist’ti!
İmralı’dakinden daha mı ‘terörist’ti?
Hele bir anlatın bilelim...
Öcalan’a kadar uzayabilen devletin 
o ‘şefkatli’ eli Minik Berkin’e niye yetişemedi?