UÇAK    25-03-2014


Suriye, 2 yıl önce silahsız bir Türk savaş uçağını uluslararası hava sahasında
düşürüp iki pilotumuzu şehit ettiğinde hükümeti ‘pısırıklıkla’
suçlayanlar önceki gün Türk savaş uçakları sınır ihlali yapan
bir Suriye jetini düşürünce bu sefer hükümeti
‘savaş çığırtkanlığı’ ile suçluyor.

Suriye düşürünce çıkmıyor da biz düşürünce niye çıkıyor bu savaş?!

Yahu savaş çığırtkanlığı ise eğer Suriye’den ala savaş çığırtkanı mı var?
Sınırımızdan yağdırdıkları top mermileri ile hayatını kaybeden
masum insanları mı yoksa ‘sponsorluğunu’ üstlenip
Türkiye’ye saldıkları terör örgütlerini mi sayacağız?

“Hükümet, Suriye ile savaş çıkarıp yolsuzluk-rüşvet iddialarının üzerini kapatmak istiyor. 
Suriye uçağı bu yüzden vuruldu.”
Merak etmeyin değil Suriye ile bütün komşularla
cihan harbine girsek o iddiaların üstü
bu saatten sonra kapanmaz, kapatılamaz.

Sakın ha Türkiye’nin Suriye politikasını desteklediğim filan düşünülmesin!
Aksine Suriye’de muhalefeti desteklediğini zannederek farkında olmadan
‘terörü ve kaosu’ besleyen Türkiye,
bu meselede asla sütten çıkmış ak kaşık değil...
Ancak ‘savaş çıkartma gayreti’ diye başlık atıp
Suriye ve Türkiye’nin girişimlerini tek tek yazarsak inanın
Erdoğan, Esad’ın eline su dökemez.
Hâlâ...

Türkiye’nin Suriye politikasına gelince...
O mevzuya son noktayı 2 ay önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu koydu: 
“Suriye’de bugün radikal grupların uyguladıkları şiddet
Esad rejimini 
ehvenişer noktasına getirmiştir.”
Suriye politikamızın mimarı, 
“Suriye politikamız iflas etmiştir!”
diye itiraf ettikten sonra düşene bir tekme de ben vuracak değilim!
Yalnız, bir önerim var!
Başbakan’ın yerinde olsam Twitter’ı yasaklayacağıma,
Davutoğlu’nun kitaplarını yasaklarım...
Allah muhafaza birileri okur, yeniden uygulamaya kalkar filan!