ÖNÜMÜZDEKi TAPELERE BAKICAZ    01-04-2014


3 aydır sırra kadem basan ne kadar AK Partili
varsa seçim gecesi piyasaya çıktı.
“Bu adamlar bugüne kadar neredeydi?” diye sorduk.
Meğerse “Kasetleri çıkar” diye korkmuşlar.
Yahu kasetse eğer, Başbakan’ın 7 sülalesi ‘belgesel’ yapıp yayınlandı.
Adam, günde 3 miting yapıp gece de canlı yayına çıkıyordu.

İşte bu yüzden 30 Mart seçiminin kazanan hanesinde
AK Parti değil, tek başına Recep Tayyip Erdoğan yazmaktadır.

Erdoğan güzellemesi yapıp,
yalakalık kuyruğunda sıraya girecek değilim.
Kaldı ki, bu zafer her şeyi unutturabilir ama
Başbakan’ın polis tarafından öldürülen
15 yaşında bir çocuğun annesine başsağlığı dileyeceğine
onu meydanlarda yuhalatmış olduğu gerçeğini asla unutturamaz.

“Manipülasyon var... Şurada sandıklar yeniden sayılacak...
Burada oylar iptal edilecek... Ankara geri gelebilir...”
Adam, en büyük iki muhalefet partisinin oylarının toplamından daha fazla oy aldı.
Ankara değil, bütün İç Anadolu geri gelse ne olacak?

Kelli felli adamlar oturmuş tartışıyor:
“Muhafazakar seçmen şunu demek istedi...
Kürtler şu mesajı verdi...
Muhalif şuna göz kırptı....”
Mesaj çok net aslında:
Siyasete dışarıdan müdahaleyi abartıp halka 'koyun' dediler, halk da koydu! 
İradesini...
Sağlam iradeymiş hakikatten!