ELEKTRİKLER KESİKTİ SEÇİLEMEDİM    05-04-2014




Pazar günü yapılan yerel seçimler sonrası
muhalefet sonucu okuyup dersler çıkarmak yerine
mazeret üretme yolunu seçiyor.

Elektrikler kesildi, tutanaklar tutuldu,
yanan oy pusulaları, vesaire... 
Yalan mı? Değil.
Ancak ortada bunlarla açıklamayacak kadar 
net bir tablo var ki,  
CHP ve MHP’nin  aldığı oyları toplasanız 
bir AK Parti etmiyor.
Demem o ki, muhalefetin bu seçimlerdeki ‘başarısızlığı’
sadece elektrik kesintisine bağlaması
en az Enerji Bakanı’nın yut çapındaki kesintileri
‘trafoya kedi girdi’ şeklinde açıklaması kadar komik.

Geçtiğimiz pazar yapılan yerel seçimlerde
oy verme refleksini belirleyen birkaç kriter vardı.
Birinci ve en önemlisi vatandaşın cebi!
Ekonomideki dalgalanma henüz vatandaşın cebine yansımadı.
Hal böyle  olunca istikrarın devam etmesi
kredi borcu olan, maaşıyla ay sonunu getirmek zorunda olan 
işçi için de işveren için de internette yayınlanan tapelerden,
yolsuzluk-rüşvet  iddialarından çok daha  fazla önemsendi.
Marx’ın şu sözünü hatırlayalım:
“Maddi gerekliliğin bulunduğu yerde sosyalizm olmaz.”

Sadece bu seçimde değil
siyasi tarihimiz boyunca  oy verme refleksini belirleyen
bir başka  kriter ise ‘lider’ olmuştur.
Bu seçimlerde de bariz bir şekilde hissettik ki 
güçlü bir lider figürünün seçmen üzerindeki  etkisi
siyasi partinin ve ideolojinin çok önünde...

Muhalefetin müzmin alternatif üretememe hastalığı
ne yazık ki burada da kendini gösterdi.
Başbakan Erdoğan’ın sert ve kitleleri ‘yoran’
liderlik modeline alternatif olarak
Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğuna oturduğu
lk günlerde bağırıp-çağırmadan konuşan,
yormayan tavrıyla ‘sakin güç’ olarak tanımlanan
bir liderlik modeli sergiliyordu. 
Kim, nasıl yaptı bilmiyorum ama
Kılıçdaroğlu’nun üslubu öylesine değişti ki
bugün “Senin dişlerini sökerim Recep” diyecek noktaya geldi.
Devlet Bahçeli için de durum farklı değil.
Beyefendi kişiliği ile tanıdığımız Devlet Bey gitti,
yerini kızgın, öfkeli ve sert bir lider aldı.

Siyasetçilerimiz  ne zaman fark edecek bilmiyorum ama
muhalefet algısı bizdeki gibi
salt iktidar eleştirisi üzerine kurulu olduğu sürece 
her hafta seçim yapılsa da sonuç değişmez.
Şüphe yok ki, muhalefetler iktidarı eleştirmek için vardır...
Ancak bir yandan eleştirirken, diğer yandan üretir;
alternatif üretir, proje üretir, çözüm üretir...
Şayet iktidar olmak gibi bir hedefleri varsa.