PARALEL EVREN    10-04-2014



Paralel bir devlet var mı bilmem ama
paralel bir evrenin varlığından şüphem kalmadı artık!

Bana son dönemde
üzerinde herkesin hemfikir olduğu bir mevzu, 
bir kişi ya da bir olay söylesenize?
...
Boşuna yormayın kendinizi, yok!
Hiçbir konu ya da kişi üzerinde 
‘milletçe’ hem fikir değiliz artık...
Olamıyoruz.
Çünkü herkesin kendi doğrusu
ve değerlerini dayatma savaşı,
başkalarının da doğruları ve değerleri olabileceği fikrini
yerin 7 bin fersah dibine gömdü.

Bedenlerimiz aynı evrende olsa da,
zihinlerimiz birbiri ile taban tabana zıt
iki ayrı ‘paralel evrende’ yaşıyor adeta...
Toplumdaki kutuplaşma-kamplaşma
öyle bir noktaya geldi ki,
aynı topraklar üzerinde yaşayan,
aynı havayı soluyan bu ülkenin insanları
sanki paralel evrenlerde yaşıyormuş gibi
farklı görüyor, farklı duyuyor, farklı okuyor,
farklı algılayıp, farklı anlıyor.

Mesele, demokrasi belirtisi olarak kabul edilen birinin
‘ak’ dediğine ötekinin ‘kara’ diyebilmesi değil.
Mesele, dünyanın bütün tıp kitaplarında
‘hastalık’ belirtisi olarak kabul edilen
son derece sağlıklı gözlere sahip
2 kişiden birinin ‘ak’ gördüğünü
ötekinin ‘kara’ görebiliyor olması.
Senin sevdiğini, sevmek zorunda değilim elbet...
Ama aynı ülkede yaşayan birinin ‘kahraman’ ilan ettiğini
öteki ‘nefret sembolü’ ilan edebilecek,
birinin yere göğe sığdıramadığını öteki
yerin dibine sokabilecek kadar
derin bir ‘algı’ uçurumu oluşmuşsa eğer
gemi çoktan su almaya başlamış demektir.

Ne acıdır ki hiçbir düşmanın, 
terör örgütünün yapamadığını kendi kendimize yaptık.
Bizi haritada üzerinde bölmelerinden korkarken
daha fenası geldi başımıza:
Zihinlerimizde bölündük!