GARİPÇE’YE DOĞRU BETON GÖRECEKSİN!    06-05-2014


garipce.jpg
“İstanbul’un kuzeyinde şahane bir balıkçı köyü var. Gidelim mi”

dedi bir arkadaşım.
“Hadi gidelim” dedim.
Gittik.

Garipçe, sahiden de şahane bir köy....
Yeşilin, sırtını Marmara ile Karadeniz’in birleştiği olağanüstü
bir maviye dayadığı dünyada eşi benzerine zor rastlanır güzellik...
Hani “Ömrüne ömür katar” derler ya, öyle!

Gel gör ki Garipçe insanoğlunun ömrüne ömür katarken,
insanoğlu Garipçe’nin ömründen ömür çalmış!
Orhan Veli, “Gemlik’e doğru denizi göreceksin sakın şaşırma” der...
İçim acıyarak yazıyorum ama
“Garipçe’ye doğru beton göreceksiniz, sakın şaşırmayın”
Otomobille Garipçe’ye doğru yaklaşırken karşınıza
yemyeşil ormanlar ve o yeşil doğanın içinden yükselen 
dev bir beton yığını çıkıyor!
İlk bakışta ne olduğunu anlamıyorsunuz,
sonra ‘dank’ ediyor:
Tabi ya üçüncü köprünün ayakları!

Nasıl çirkin bir görüntü anlatamam!
Çevreci filan olmaya gerek yok, insan olanın ciğeri sızlar.
Kars’taki heykele ‘ucube’ diyenlere tavsiye ederim,
gerçek ‘ucube’ neymiş gidip görsünler.

“Üçüncü köprü şart, üçüncü köprü ihtiyaç...”
Köprü şart da o ormanlar değil mi?
Şehircilik algımızdaki sakatlığa bakar mısınız:
Köprü ihtiyaç, doğa lüks!