DEMİRTAŞ’IN YOLU    07-05-2014


Türkiye siyasetinde en etkili muhalif lider
kim diye sorarsanız eğer tereddütsüz tek bir isim söylerim: 
Henüz 41 yaşında olan BDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş.

Demirtaş sağduyulu duruşu, aklıselimi ön planda tutarak sergilediği
sorun yaratan değil, sorun çözen yaklaşımı, Kürt meselesi gibi zor bir mecrada 
bile gösterdiği yüksek empati becerisi ve her kesimden taktir toplayan
etkili hitabeti ile son yıllarda gördüğümüz en farklı siyasetçi figürü...
Demirtaş, siyaset alanındaki performansının yanında sahip olduğu
donanımı ve birikimi ile daha bu yaşında gerçek bir Kürt aydını olma
sıfatını da hak eden bir entelektüel.

Gel gör ki BDP’den HDP’ye geçiş sürecinde
Selahattin Demirtaş’ın yaptığı şu açıklama akılları bulandırdı:
“HDP’ de yönetici olmayı düşünmüyorum. Milletvekili olarak görev yapacağım.”
Yorgun olduğunu sanmıyorum,
Öcalan ve devlet arasındaki müzakerelerde Demirtaş’ın 
feda edildiği yönündeki dedikodulara ise inanmak bile istemiyorum.
Ama merak ediyorum ve soruyorum:
Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada siyasetin gerçek liderlere hasret kaldığı
böyle bir dönemde, Kürt hareketi tam da çözüme bu kadar yaklaşılmışken nasıl
olur da Demirtaş gibi bir lideri kaybeder?
Hakkari’deki ilkokul çocuklarından İstanbul’daki holding sahiplerine 
kadar tüm Kürtlerin ‘hayranlık’ derecesinde sevdiği, desteklediği bir
adam neden ‘Ben geride durayım’ der?

HDP’nin Köşk’e bir kadın aday göstereceğini duymuştum. 
Ancak dün bölgeden konuştuğum bir gazeteci Selahattin Demirtaş’ın 
HDP’nin cumhurbaşkanı adayı olacağı, bu yüzden ‘çekildiğini’ anlattı.

Neye kime inanacağımızı şaşırdık...
Umarım Demirtaş söylentiler ve efsaneler üzerinden
konuşmamıza daha fazla izin vermez.
Türkiye halklarının ona en çok ihtiyaç duyduğu böylesine
‘hayati’ bir dönemde neden yerinden kalkıp arka
sıralara doğru yürüdüğünü bize anlatır.