SOMA TARİHE GEÇTİ!    16-05-2014


Soma başımıza gelen ilk felaket değil...
Hatırlamak için balık kadar bir hafıza sahibi olmak kafi...
Çünkü ne bir gecede binlerce insanın ölümüne şahitlik ettiğimiz
depremlerin ne de her gün memleketin dört bir yanından gelen gencecik fidanların
bayrağa sarılı tabutlarını omuzladığımız günlerin üzerinden ‘Uzuuun yıllar’ geçti.

Tarihi acılar tarihi olan bu topraklarda adına ‘felaket’ dediğimiz
depremler, seller, savaşlar, yangınlar, terör saldırıları, kazalar,
patlamalar, göçüklerle yaşamaya alıştık.
Hep şöyle derdi eskiler: 
“Tarih örnekleri ile doludur: Bizim insanımız zor zamanlarda hep kenetlenmiştir.
Zor günleri hep ‘bir’ olarak aşmıştır.”

Doğruydu...
Her felaketin ardından birbirimize tutunarak ayağa kalmıştık.
Farklılıklar rafa kalkmış, aynı toprağın insanı olduğumuzu hatırlamıştık.
Ateş nereye, kime düşerse düşsün söndürmek için akıtacak 
en azından bir damla gözyaşımız olmuştu.

Ta ki Soma’ya kadar...

“Soma’daki felaket tarihe geçti” diyorlar.
Soma’da tarihe geçen tek ‘felaket’ maalesef
madende yüzlerce işçinin canını alan facia değil.
Farkında mısınız?
İlk kez bu ülkenin insanları böylesine büyük bir felaketin ardından
kenetlenmek yerine ayrışıyor.
İlk kez aynı toprağın insanı olmak yetmiyor.
Acılarımızdan daha büyük ve daha önemli olmuş farklılıklarımız...
İlk kez...
Biz hangi ara bu kadar nefret ettik birbirimizden?
Niye ettik?
Nasıl ettik?
Yazık ettik, çok yazık...

Soma’daki bilanço ekmek parası için girdiği madende
can veren işçi kardeşlerimizden ibaret değil.
Soma’da 284 ölü, 76 milyon ağır yaralı var!
Sorarlarsa böyle söyleyin!