ÇARE KURULTAY!    17-08-2014


Seçim olur. AK Parti kazanır. CHP kaybeder.
CHP yönetimi sonucu 'ikinciliği' başarı sayar.
Parti içi muhalefet -o gün artık kimse- kurultay talep eder,
genel başkanı ve parti yönetimi istifaya çağırır. 
Kurultaya olur ya da olmaz ama yönetim değişmez...
Sonra tekrar seçim olur. Tekrar AK Parti kazanır.
CHP yine kaybeder...

Yine aynısı oldu...
CHP, “Niye başarılı olamadık?”
sorusunun cevabını kurultayda arayacak.
Arkadaş, hiç mi kafanız almıyor?
Bu partiye niye ‘Kurultaylar Partisi’ diyorlar sizce?
Aradığınız o cevap kurultayda olsaydı eğer
bugüne kadar bin kez bulmuş olmanız gerekmez miydi?
Demek ki cevap kurultayda değil...
Ne bileyim, sürekli kurultaya gitmek yerine
bir kere sokağa inmeye ne dersiniz mesela?
Sorunca, “Biz zaten sokaktayız...” diyorlar.
O halde bir anlatın bakalım: 
Adını bile doğru yazamadığınız  bir adamı
‘Çatı Aday’ diye  vatandaşa dayatmak
hangi sokak  ziyareti sırasında geldi aklınıza?
Hayatı boyunca CHP’ye oy vermemiş birini
Türkiye’nin en büyük ikinci kentine
büyükşehir belediye başkan adayı gösterirken
hangi berbere hangi taksiciye sordunuz?

AK Parti’ye oy vermemek için CHP’ye oy verenlerin sayısının
her geçen gün daha da arttığı bir ülkede 
ister kabul edin ister etmeyin:
CHP artık misyonunu tamamlamış bir siyasi partidir.
Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Aylin Nazlıaka,
Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül, Sezgin Tanrıkulu, Şafak Pavey
gibi
partideki çok değerli isimlere haksızlık etmek istemem.
Kaldı ki sorun ‘kişisel’ değil  kurumsal olarak bir partinin iflasıdır.
He diyorsan ki, “Ana muhalefetin değişmeyen partisi olmak,
İzmir’i kaybetmemek filan beni kesiyor” 
o zaman buyur devam et...
Ama hedef iktidarsa,  bil ki CHP ile olmaz kardeşim.
Ne diyor Şebnem Ferah?
“Sil baştan başlamak lazım bazen...”