çArşı VİCDANDIR...    09-09-2014


Van’da deprem olmuştu...
Cebimizde yoktu, üstümüzdekileri gönderdik!
İçine yüreklerimizi sarıp sahaya attığımız atkılarımıza
‘yabancı cisim’ dediler.
Gülümsedik...

Gittikçe kirlenen dünyada temiz kalmak için
çabalayan binlerce insanın imdadına yetiştik...
Kızılay tarihinin en büyük kan  bağışı kampanyasını başlattık.
“Arabacı takımı” dediler.
Gülümsedik...

1 Eylül Dünya Barış Günü’ydü...
Yemedik, “1 gün barış 
364 gün savaş olmaz” dedik.
“Ayyaş bunlar” dediler.
Gülümsedik...

23 Nisan’dı...
9 yaşında tecavüze uğrayıp, 
çıplak bedeni çöplüğe atılan Mert’i
hatırladık, devlet büyüklerine seslendik:
“Koltuklarınıza çocukları oturtup
masal okuyacağınıza çocuk 
hakları bildirgesini okuyun!”
“Serseriler” dediler...
Gülümsedik...

Mısır’da 529 kişi asılmıştı, 
Soma’da 301 can yitirilmişti, 
Gazze’de bebekler katledilmişti...
“Bayram bizim neyimize?” diye sorduk.
“İyi bayramlar” dediler.
Gülümsedik...

Bakımlı - cins köpekleriyle 
sosyete mahallesinde turlayıp, 
ömrü hayatında hayvan barınağına gitmeden
kendini ‘hayvansever’ ilan edenlerin ülkesinde yaşıyorduk.
“Hepimiz sokak köpeğiyiz” diye haykırdık.
“Çapulcu” dediler.
Gülümsedik...

Canlı yayında okul yaptırma sözü verip
ertesi gün o sözü unutan olmak yerine
kamyonlara doluşup köy okullarına koşan olduk...
Defter olduk, silgi olduk, kaşkol olduk, kalem olduk...
“Şov yapıyorsunuz” dediler.
Gülümsedik...

12 Eylül Davası açılmıştı.
Soluğu adliyede alıp
“Sevinçlerimizi çalan faşistlerin davasında
müdahiliz hakim bey”
diye dilekçe verdik.
O gün bize “Helal olsun” demişlerdi,
bugün vazgeçmişler, ‘darbeci’ diyorlarmış!
Tıpkı o gün yaptığımız gibi bugün de...
Gülümsüyoruz!

Neden mi gülümsüyoruz?
Güzel bir abiden öğrendik, o söylemişti:
*Gülümsemek adaleti bozuk düzene
sessiz bir küfürdür, gülümseyin:) 

*Nazım Hikmet Ran
(Yanlış anlamayın önce vatan haini sonra vatan şairi!)