GAZETECİLİKTEN ALINDILAR!    16-12-2014


O meşhur manşeti hatırlıyor musunuz?
Nedim Şener ve Ahmet Şık tutuklandığı gün atmıştı bir gazete:
“Gazetecilikten tutuklanmadılar”
Aslına bakarsanız o kadarla da kalmamışlardı...
Nedim ve Ahmet için Taksim’de
yürüdüğümüz o gün fotoğraflarımızı
sosyal medyaya koyup altına
‘Ergenekoncu Basın’ yazanlar da...
Nedim ve Ahmet için daha mahkeme
karar vermeden, televizyon ekranından
gazete köşesinden ‘terörist’ hükmünü
verenler de bizim gibi gazetecilerdi...
Gel gör ki biz o gün basın özgürlüğünü,
her ne şartta olursa olsun gazetecilerin
hapse atılmaması gerektiğini savunurken
adımızı ‘teröriste’ çıkaran meslektaşlarımız
bugün basın özgürlüğünü, gazetecilerin
hapse atılmaması gerektiğini
savunmak zorunda kaldılar!
Neden mi?
Çünkü sıra onlara geldi!

Peki, ne yapacağız?
“Oh olsun” mu diyeceğiz?
“Etme-bulma dünyası mı” diyeceğiz?
Vaktiyle onların yaptığı gibi gözaltına
alınan meslektaşlarımızın tutuklanması,
tutuklananların daha çok içerde kalması
için mesleğin şerefini 10 paraya
düşürecek aslı astarı olmayan yazılar,
haberler mi yapacağız?
Hayır!
Asla...

En büyük sansür bir gazeteciyi
‘öldürmektir’.
Ve gazeteci toprağa girdiğinde değil,
yazısını yazamadığı gün ölür.
Bir haberciyi mezara sokmakla, cezaevine
sokmak arasında hiçbir fark yoktur.
O nedenle mesleğe, insanlığa ve
bizi biz yapan bu ülkeye borcumuz
sansürün her türlüsüne karşı gelmektir.

Gazeteci yazı yazar, haber yapar,
her kesimden insanlarla görüşür.
Ne terörü? Ne teröristi?
Gazeteciden, terörist devşirme
palavrası artık sökmüyor.

Kaldı ki ‘Paralel Yapı’ diye
bir örgüt varsa bunun devletin
içinde olması gerekmiyor mu?
Medya ne zamandan
beri devlete ait bir kurum oldu?
Emniyet diyordunuz, TUBİTAK
diyordunuz, Yargı diyordunuz...
5 tane polisi aldın bitti mi
devletteki paralel yapı?
Ne çabuk sıra gazetecilere geldi?

Gözaltına alınan gazeteci
Ekrem Dumanlı ile muhtemelen
Beşiktaş dışında hiçbir konuda
hemfikir değilimdir şu hayatta...
Ama gazeteci, gazetecidir kardeşim.
Özgür Gündem’dekinin Zaman’dan,
Akit’dekinin Agos’tan farkı yoktur.
Düşün artık gazetecilerin yakasından!
Ya da çıkın ilan edin; Bu ülkede bizim
gibi düşünmeyen herkes düşünce suçlusudur!

Bu arada büyüme dibi görürken,
işsizlik pik yaptı... Yabancı
sermaye ülkeyi terk ediyor...
Paralelle mücadeleden kafayı kaldırınca
ekonomiye de bakabilirler inşallah.