ALABORA LİNÇ EDİLİRKEN NEREDEYDİNİZ?    07-12-2014


Cumhurbaşkanı Erdoğan dün isyan etti,
“Yavuz Bingöl gibi bir büyük sanatçıyı linç ediyorlar.”

Yavuz Bingöl’ün Berkin Elvan’ın annesinin yuhalatılmasıyla
ilgili o vicdan yoksunu çıkışını asla doğru buluyor değilim...
Kaldı ki bunu ben de eleştirdim.
Ancak işi şirazesinden çıkarıp 7/24 Yavuz Bingöl’e sövmek için
bir fırsata dönüştürmek, konuya Yavuz Bingöl’ün
annesini-babasını dahil edip onlardan özel beyanatlar almak suretiyle
Yavuz Bingöl’ü ‘istenmeyen adam’ ilan etmenin de vicdana sığan bir tarafı yok.

Eleştiri daha fazla linçe dönüşmeden Yavuz Bingöl meselesi artık kapatılmalı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Bingöl mevzusundan
yola çıkarak dün sanatçılara bir de çağrı yaptı:
“Cesur olun...” “...mahalle baskısına, dayatmalara,
tekellerin tuzaklarına karşı cesur olun.
Hiçbir sanatçımızın tahkir edilmesine, linç edilmesine,
dışlanmasına asla izin vermeyecek, hakkın,
hakikatin ve onların yanında dimdik durmayı sürdüreceğiz.”

Erdoğan, sözlerini bitirirken Ahmet Kaya’nın nasıl linç edildiğini
hatırlattı ve “Ahmet Kaya’nın mahzun ayrılışıyla yüreğimiz yandı” dedi.

Ahmet Kaya’nın linç edildiği yıllarda Cumhurbaşkanımız cezaevindeydi,
yapabileceği bir şey yoktu.
Peki, Mehmet Ali Alabora linç edilirken neredeydi?
Sanatçılara “Cesur olun” çağrısı yapan Sayın Cumhurbaşkanımız,
Alabora’nın sırf ‘Gezici’ olduğu için ülkeyi terk etmek
zorunda bırakılmasına neden seyirci kalmıştı?

Cumhurbaşkanı dünkü konuşmasında Yavuz Bingöl’ü linç edenlere şöyle sordu:
“Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu?
Sizin söylediklerinizi söylemediği zaman tu kaka mı diyeceksiniz?”

Biz de aynı soruyu - yüksek müsaadeleriylekendilerine sormak istiyoruz.