YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR    13-01-2015


Basın özgürlüğü iktidar sahiplerinin ayakları altında paspas ediliyor mu?
Ediliyor.

Cezaevlerinde 32 tutuklu-hükümlü gazeteci yok mu?
Var.

Gazeteci kılıklı ‘tetikçiler’ mesleğin itibarını beş paralık ederken Ankara’daki abileri
“Helal olsun koçum sana” diye sırtlarını sıvazlamıyor mu?
Sıvazlıyor.
Ülkeyi yönetenler, gazetecilere yayınladıkları köşe yazıları ve haberler nedeniyle açıkça tehditler savurabiliyor mu?
Savurabiliyor.

2015 yılında bu ülkede hâlâ kitap toplatılıyor mu?
Toplatılıyor.
Valiler gazetecilere, “Oğlum İsmail bak yine rahat durmuyorsun...”
diye mail atabiliyor mu? Yargıtay,
“Niye Nedim’i beraat ettirdiniz?” diye karar bozuyor mu?
Bozuyor.
Geçen yıl 217 gazetecinin darp edildiği, 900’e yakın gazeteci, yazar ve medya çalışanının
işine son verildiği, 83 gazetecinin istifa ettiği ülke hangisi dersiniz?

Gazeteci için işini yapamamaktır ölüm ama
silahla gazeteci öldürülmesineyse tepkiniz 8 yıl önce Hrant Dink,
2 ay önce de Kadir Bağdu güpegündüz sokak ortasında ‘silahla’
enselerinden vurularak öldürüldüler...

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu Paris’te 1 buçuk milyon insanla birlikte
‘Basın Özgürlüğü’ için Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürürken aklıma geldi:
“Fransa’dan görüp gaza gelirler” diye yine ‘tedbiren’ Gezi Parkı’nı kapatmışlar mıdır acaba?