İYİ Kİ BEŞİKTAŞ VAR!    28-02-2015


Trabzonlu bir arkadaşım var,
Abdullah…
Kardeşim gibidir Apo...
Büyük Trabzonsporludur.
Dün gece Beşiktaş maçı oynanırken
aradı. Son dakikada Demba’nın
şutu direğe çarpınca maçın uzatmaya
gidişine isyan ediyordu: “Bu turu
atlayamazsak deli olurum.”
Fenerbahçe’nin Kadıköy’deki
her maçına giden hasta
Fenerli Ekrem aradı maç bittiğinde...
Sesi titriyordu...
“Allah’a şükürler olsun”
diye bağırıyordu telefonda...
Maç çıkışı semte iniyordu
bütün Kartallar...
Biz de soluğu Hasbi’de almıştık.
Arka masada oturan
bir adam geldi yanımıza...
“Ben Kemal, Galatasaraylıyım...”
dedi, “Biliyor musunuz bu maçı
Beşiktaş benim sayemde
kazandı? O kadar dua ettim ki
Beşiktaş kazansın diye...”
Köy içinde sarıldık Kemal abiyle
birbirimize, sabaha kadar beraber
şarkılar söyledik.
Futbol filan hikaye hocam!
Önceki gece Beşiktaş dünyanın
en büyük kulüplerinden Liverpool’u
Avrupa’dan elerken aylardır hatta
yıllardır olmayan, unuttuğu bir hissi
yaşattı Türkiye’ye: Hep birlikte
sevinmek... Hep beraber mutlu olmak...
“Bir sevince ortak olmak”
şarkılarda kaldı sanıyorduk.
Şükür ki değilmiş.
Meğer aynı topraklarda yaşayan
ve her gün milyonlarca farklı sebepten
bölünen, kutuplaşan, ayrışan biz,
ne çok hasret kalmışız birbirimize...
Birkaç ay önce yine
bu köşede yazmıştım:
“Belki, bir gün herkes Beşiktaşlı
olmayacak ama bir gün herkes
şunu anlayacak: İyi ki Beşiktaş var
O ‘bir gün’ sanırım önceki geceydi.