BARIŞ GELİYOR... YA DEMOKRASİ?    01-03-2015


İnsan hayatını koruyan
her girişim kutsaldır...
Başından beri yazıyorum:
Adına önce ‘Kürt Açılımı’ sonra
‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’
ardından ‘Çözüm Süreci’ şimdilerde
ise ‘Barış Süreci’ denen bu inisiyatif
sırf uzun süredir dağlardan ölüm haberi
gelmediği için bile desteği hak ediyor.

Evet, dün tarihi bir gündü...
‘Çözüm Süreci’nin en somut atıldı.
Hükümet ve HDP birlikte açıklama
yaparak Öcalan’ın PKK’ya çağrısını
duyurdular: “Silahları bırakın.”

Açıklamanın 28 Şubat’ta yapılmasının
anlamı da es geçilmemeli. Bir zamanlar
ülkeden temizlenmek istenen kadrolar
bugün ülkeye barış getiriyor.
Ve bunu 28 Şubat’ta yapıyorlar.

PKK’ya kurucusundan gelen bu çağrı
şüphesiz tarihi bir anlam taşıyor ancak
pratikte ne kadar karşılığı var emin değilim.
Örgütün farklı adlarla şu an yerleşik
bulunduğu Kuzey İran-Irak-Suriye
coğrafyasında kan gövdeyi götürüyor.
Silahsız bakkala bile gitmenin
güvenli olmadığı, IŞİD’ in yakaladığını
canlı canlı yaktığı bir bölgede
PKK nasıl silah bırakacak?
PKK, bu şartlar altında en iyi ihtimalle
Türkiye’de eylemsizlik kararı alabilir ki
bu da silah bırakmak anlamına gelmez.
Silahları PJAK ve YPG’ye emanet
edip bırakmak mümkün ki bu da Türkiye
kamuoyunu ne kadar tatmin eder?

“...silahlı mücadelenin
yerini demokratik siyasetin
almasına yönelik tarihi bir niyet
beyanıdır” dedi Sırrı Süreyya...
Türkiye şu an silahlı mücadele
yapan örgüt üyelerinin demokratik
siyasete atılmasına hazır mı?
Yoksa Murat Karayılan’a,
Cemil Bayık’a, Duran Kalkan’a
“Buraya kadarmış. Size ayrılan sürenin
sonuna geldik. Kusura bakmayın”
deyip emekliye mi ayıracaksınız?

Ve hepsinden daha önemlisi...
Demokrasisiz barış tapusuz
ev satmaya benzer.
Polisin sokakta insanları donuna
kadar soyup arayabileceği bir yasal
düzenlemenin hazırlandığı ortamda
sizce sadece PKK’nın silah bırakması
ülkeye barış getirmeye yeter mi?

Barış geliyor güzel...
Peki ya demokrasi?
O da gelecek mi?