ÇADIRLAR VE KATIRLAR    17-04-2015


Başbakan’ın en büyük seçim vaadi ne? Başkanlık sistemini getirmek.
Diyelim ki getirdi kim olacak başkan?
Erdoğan.
Yani?
Davutoğlu değil.
Dün...
Demirtaş, Başbakan’a bir soru sordu:
Yahu ülkeyi kim yönetecekse bırakın oyu da o istesin.
Siz niye istiyorsunuz?

Dün...
Gezi Parkı’ndaki çadırların yakılmasıyla ilgili davanın duruşma günüydü.
Her biri kamu görevlisi olan sanıklar ifadelerini verdiler.
Dediler ki, “Çadırları biz yakmadık, kendiliğinden yandı.”

Dün...
Şırnak’ta kaçakçılıkta kullanılan katırların infaz edilmesiyle ilgili tartışmaya Şırnak Valisi de katıldı:
“Katırlar vurulmadı, silah sesinden korkup uçurumdan düştüler...”
“Katırları biz öldürmedik, intihar ettiler” demeye getiriyor.

Yine dün...
Türkiye’nin en büyük uluslararası markası Türk Hava Yolları’nın Genel Müdürü
Fransa’daki uçak kazasıyla ilgili bir analiz yaptı:
“Allah göstermesin Fransa'da ki kaza bize çok yeni bir şey öğretti.
Pilotluğun aslında çok kritik bir görev olduğunu.
Pilot arkadaşların bayan olsun erkek olsun yaşam stillerinin çok önemli olduğunu gördük.
Orda kazaya sebep olan pilotun kız arkadaşından ayrıldıktan sonra böyle bir kaza olmuş.
Dolayısıyla arkadaşlar kesin olarak bekar olanlara evlilik için yönlendirme yapıyoruz, onu bilin.”

“Bana oy verin ama ülkeyi başkası yönetecek” diyen bir Başbakan,
“Çadırlar kendiliğinden yandı” diyen kamu görevlileri,
“Katırlar intihar etti” diyen bir vali
“Pilotları evlendirirsek uçak kazaları azalır” diyen bir havayolu şirketi genel müdürü...
Vatandaşa “gavat”, kurşuna “taş”, öğretmene “dilenci”, gazeteciye “oğlum” diyen valileri yazmıştım dün...
Üstüne ekleyin.
Seçime daha 50 gün var...
Devleti kapatıp-açsak düzelir mi acaba?