NE SORİYM VALİME?    17-06-2015


Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, dün Akçakale Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulunduktan sonra
basın açıklaması yapmak üzere gazetecilerin yanına geliyor.
Gazeteci: Bu insanlar kimden kaçıyor, IŞİD’ den mi?
Vali: PYD-PKK’dan kaçıyorlar, Amerikan bombardımanından kaçıyorlar.
Gazeteci: Burada konuştuğumuz hiç kimse böyle söylemiyor. Bu veriyi neye dayanarak söylüyorsunuz?
Vali: Tamam arkadaşlar bu kadar...
Gazeteci: Akçakale içinde IŞİD militanı var mı?
Vali: Alın bunları...
Vali Bey ve gazeteciler arasında geçen bu diyalog sonrası 4 meslektaşımız gözaltına alındı.

Eski Türkiye’de gözaltına alınmak için bir suç işlemeniz ve bu suçu işlediğinize dair bir delil olması gerekirdi.
Yeni Türkiye’de ise durum farklı...
Gözaltına alınmak için bir suç işlemenize gerek yok.
Vali talimatıyla nezarete atılabiliyor, saatlerce orada tutulabiliyorsunuz.
Dün de öyle oldu...
4 gazeteci bir valiye hoşuna gitmeyen soru sormaktan dolayı gözaltına alındılar.
Hayır, soru sorulmasına tahammül edemiyorsan, neden basın açıklaması yapıyorsun?
Soru sorana “gazeteci” değil kendi “memuru” muamelesi yapmak valinin kabahati değil aslında.
O bakanından, başbakanından, cumhurbaşkanından gördüğü bir
Yeni Türkiye geleneğini devam ettiriyor.

Gözaltına alınan gazeteciler birkaç saat sonra serbest bırakıldı.
Valilik, “Gözaltı değil, kimlik tespitiydi...” diye bir açıklama yaptı.
Birkaç saat önce sınıra dayanan 25 bin Suriyelinin kimden kaçtığını tek tek hepsiyle konuşmuşçasına
bilecek kadar Ortadoğu’ya hakim Urfa Valisi basın danışmanı aracılığıyla
“Gazeteci olduklarını anlayamadık ne bilelim sınırda in mi var cin mi var?” diye bize soruyordu.
Sınırda ne var bilmiyorum...
Ama şundan eminim,
ne yazık ki vilayette bir vali yok.
Hoş Yeni Türkiye’de buna da alıştık ya...

Bu arada farkında mısınız Vali Bey hâlâ cevap vermedi:
Akçakale’de IŞİD militanı var mı sayın Vali?