NAZMİYE HANIM’DAN SONRA...    18-06-2015


21 Aralık 2006...
Demirel, Bağcılar’daki Doğan Medya Center’a ziyarete geliyor.
Yanında özel doktoru Aylin Cesur da var.
O dönem Milliyet’in yayın yönetmeni olan Sedat Ergin’in odasında buluşuluyor.
O günlerde Milliyet’te yazan Hasan Cemal ile POSTA’nın yayın yönetmeni Rıfat Ababay da orada..
Demirel durgun ve neşesiz... Olağandışı bir durum bu...
Ne fıkra anlatıyor, ne de anekdot... Veda için ayağa kalkıldığı sırada
Hasan Cemal, Demirel’e soruyor: “Nazmiye Hanımefendi nasıllar?” Nazmiye Demirel,
o günlerde Alzheimer illetiyle boğuşuyor. Ne çoluk var, ne de çocuk...
Karı-koca birbirlerine çok aşıklar, çok düşkünler...
Kolay mı, arkalarında başlangıcı 1948’e dayanan mutlu bir evlilik var.
Tanışıklıkları daha önceye dayanıyor. İslamköy’deki çocukluk senelerine...
Akrabalar... Süleyman Bey ile Nazmiye Hanım kardeş torunu.

Hasan Cemal’in sorusu karşısında Demirel iki-üç kez yutkunuyor.
Gözlerinde boncuk boncuk yaşlar beliriyor.
Üç deneyimli gazeteci, yıllardır tanıdıkları Demirel’i ilk kez böyle görüyor.
“Üst katta yatıyor, bazen beni bile tanımıyor” diyor.
Güniz Sokak’taki evin ikinci katı, küçük bir kliniğe dönüştürülmüş.
Doktor, hemşire 24 saat hazır ve nazır...

Demirel’in yüzünde, üzüntüden öte bir acı, bir ıstırap beliriyor.
“Nazmiye Hanım hiç iyi değil, hiç iyi değil. Çok üzülüyorum ” diyor.
Bir yalnızlığın, bir kaybedişin başlangıcını anlatıyor...
İki askeri darbe, Zincirbozan’da hapis gibi mecburi ikamet, bin türlü ayak oyunu,
vefasızlık görmüş o adam aşkı için ağlıyor...
Evet basbayağı ağlıyor...

Ve zaten ne oluyorsa da ondan sonra oluyor...
Nazmiye Hanım’ı Alzheimer, Süleyman Bey’i sevgili eşinin hali yiyip bitiriyor.
Beyefendinin sağlığı, hanımefendinin o acı haliyle birlikte süratle bozuluyor.
Nazmiye Hanım 2013’te ölüyor.
O günden sonra da Süleyman Bey’in ruhunda ve sağlığındaki yokuş aşağı iniş hızlanıyor.

‘Nazmiyesiz yıllar’Demirel’e hiç ama hiç iyi gelmiyor.
Eşini toprağa verip, Güniz Sokak’a döndükten sonra durumu 5 kelimeyle özetliyor;
“Hayatımın en yalnız dönemi başladı.”

Demokrasilerde çareler tükenmiyor ama aşkta tükenebiliyor işte.
O güçlü adam evdeki yalnız gecelerinde kendi kendine sık sık soruyor:
“Ben ne yapacağım şimdi?!”
Nazmiye Hanım gidiyor ve Demirel 2 yıl dolmadan bitiyor...
Özet şudur efendim:
Demirel’i ne darbe, ne muhtıra, ne hapis, ne de kriz bitirdi...
Demirel’i, Nazmiye Hanım’ın gidişi mahvetti.